Erkam’ın Evi Olsun, Evlerimiz!

Bu yaz evlerimizi Erkam’ın evinin modeliyle süslesek nasıl olur dersiniz?.. 

Sanki yeniden îmân edercesine dirilsek, yarıp toprağı gün yüzüne çıksak. Bahar geldi. Nisan yağmurları yıkadı bütün âlemi… 

Her mevsim yağmur yağar; bu yağmurların kimi yaprakları düşürür, kimisi sel olur yıkar geçer… 

Ama biz, nisan yağmurlarıyla sulanan bir tohum gibi yarsak toprağı…

* * *

Fahr-i Kâinât, Dürr-i Yektâ Muhammed Mustafa -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de bir Nisan ayında teşrif etmemişler miydi?!.. 

Toprak altındaki tohumlar, onun nûrunu görmek için yarmamışlar mıydı toprağı? Sevinçten bütün toprak âdeta çiçeklerden gelinlik giymemiş miydi? 

Anasının yüreğinden koparılan minicik kızların gözlerinden, bu defa sevinç şebnemleri dökülmemiş miydi?

İşte bizler de bugün âlemlere rahmet Efendimiz’i ilk tasdik eden Hatîce’lerden, Hazret-i Ebû Bekir’lerden, Hazret-i Ali’lerden bir şûbe olmak için, îmân vecdi için dirilsek ve buna evlerimizden başlasak, huzur yuvalarımızdan… 

* * *

Babalarımız, Erkam gibi olsa açsa evini, yüreğini… Yavrularını etrafına toplasa Rasûlullâh’tan duymuş gibi heyecanla öğretse Allâh’ın kitâbını… Merhametle Rahmân Sûresi’nin inceliğini, Fatiha’nın yüceliğini, kısacası elifin hakîkatini öğretse… 

Namaz vakitlerinde imâm olsa, dizilse inciler ardında; kiminin başında nûrdan tülbenti, kiminin takkesi; kıyâmla başlayan, secdede huzur tüten bir namazla tanıştırsa evlatlarını...

Analarımız Rümeysa (Ümmü Süleym) olsa, elinden tutup İki Cihân Güneşi’ne hediye ettiği gibi küçücük Enesciğini… Evlatlarının gönüllerini Peygamber Efendimiz’in ahlâkıyla besleseler; geceleri üşüdüklerinde Rasûlullâh Efendimiz’in sünnetiyle ısıtsalar yüreklerini. Eve selamla girmeyi, yemeğe besmeleyle başlamayı, sabah namazına coşkuyla kalkmayı ve kaldırmayı öğrenip öğretseler…

* * *

Evlerimiz bu yaz okula dönüşmeli… Ashâb-ı Suffa’dan yetişen, dünyanın dört bir yanını İslâm’ın rûhunu, güzelliğini taşıyan sahâbîler gibi olmalı evlatlarımız…

Yavrularımız, Peygamberimizi örnek alıp onun aşkıyla yanmalı… Kızlarımız, Hazret-i Fâtıma’nın, Hazret-i Aişe’nin süsleriyle, yani İslam ahlâkıyla süslense ne güzel olur, öyle değil mi?

İşte böyle yuvalardan Medine gönül devletinin temellerini atan Mus’ablar çıkmaz mı?

Böyle yuvalardan yedi fakîhten biri olan Hazret-i Aişeler gibi hanımlar çıkmaz mı?

Böyle yuvalardan adâletiyle cihânı süsleyen Ömerler, edebiyle gençlerin yüzünü kızartan Osmanlar, cesâretiyle kâfirin kalbini titreten Ali’ler çıkmaz mı?

Haydi, bu yaz evlerimiz Erkam’ın evi gibi olsun. Her birinden buram buram muhabbet, ilim, irfan tütsün… Her söz bir gönlü ısıtsın, her sevgi bir bataklığı kurutsun…

Haydi, evlerimiz bu yaz Erkam’ın evi olsun!...

 

PAYLAŞ:                

Rukiyye Gönüllü

Rukiyye Gönüllü

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle