| |
Muhterem okuyucularımız;
Receb, Şaban derken Ramazan ayının gölgesi de üzerimize düştü. Bu ayın ortalarına doğru Ramazan ayı ile müşerref olacağız. Şükürler olsun, bir mağfiret mevsimine daha kavuştuk. Günahlarımızı affettireceğimiz nice mübârek gün ve gecenin bulunduğu Üçaylar, Ramazan ayı ile taçlanıyor.
İnsan, âciz varlık... Ne kadar kendisini korumaya çalışsa da, bir sene boyunca bilerek bilmeyerek günahlarla kirleniyor. Kalbi katılaşıyor, bedeni hantallaşıyor. Kalbinin incelmesi, bedenindeki sıkletlerin azalması, rûhundaki günah yükünün hafiflemesi için Rabbimiz, bizi bir merhamet imbiğinden geçiriyor. Herkes, derece derece bu ayın rahmet, bereket, mağfiret ve güzelliklerinden istifade ediyor.
Fakirlerin sadaka, zekât, iftar, sahur ve fıtır sadakaları ile yüzleri gülüyor. Zenginler, senede bir ay, yoğun bir şekilde vermenin, infak etmenin, sevdiklerini paylaşmanın lezzetini alıyor. Câmiler şenleniyor; beş vakit namaza ilâveten terâvihlerle dolup taşıyor ve hasret kaldığı cemaatine kavuşuyor. Geceler nûrlanıyor, iftarla, terâvihle, teheccüdle, duâ ve niyazlarla...
Kur'ân-ı Kerîm şenleniyor: Yüksek raflardan, duvardaki süslü yerlerinden indiriliyor, hatim ve mukabeleler ile hayatın içine akmaya başlıyor. Ramazanlar, umreyle, Mekke-i Mükerreme ve Medîne-i Münevvere ile ziynetleniyor.
Akrabalar, komşular birbirini hatırlıyor. Evleri, sokakları, caddeleri, şehirleri gezen merhamet meltemi, herkesin gönlünü bir kere olsun yokluyor.
Şeytanların zincire vurulduğu, nefislerin oruç ile uysallaştığı, insanların sağanak sağanak inen rahmetle meleklerle arkadaş olmaya başladığı bu güzel günler, ülkemize, milletimize, İslâm Âlemi'ne ve bütün insanlığa hayırlar getirsin.
İnşâallah Ramazan'ın ilk günü ile son günü arasında, bir fark olur hepimiz için... Kirli girdiğimiz hâlde, temizlenip yıkanmış ...
|