KURBAN BAYRAMINDA, SAĞLIĞIMIZI KURBAN ETMEYELİM

Bayram, çocuklar için harçlıklar, şekerler, çikolatalar demektir. Kurban kesilmesi, onların çok da idrak edemeyeceği, hattâ üzülebilecekleri bir şey olsa da anlayacakları bir dille anlatıldığında Allâh’ın bu emrinin yerine getirilmesinin ne derece önemli olduğunu zamanla daha iyi kavrayacaklardır.

Kurban bayramı, ya bizler için ne demektir?

Niçin bayram yaparız?

Kurban bayramında Hazret-i İbrahim -aleyhisselâm- ile Hazret-i İsmâil -aleyhisselâm-’ın yaşadıklarını prova ederiz aslında... Öyle ki, onların gösterdiği teslîmiyeti hatırlar; milyonlarca kurbanlık, Allâh’ın adıyla kesilir ve Allah diyen kullara dağıtılır. Bütün mü’min kardeşlerimizle birlikte baba-oğul, bu mübârek peygamberlerimizin göstermiş olduğu yüce kulluğu yâd ederek bayramlaşırız. Birbirimize, bu zirve kulluk örneğinden hisseler almak için duâlarda bulunuruz.

Öte yandan bayramlar, aynı sofra başında dostlarımız ve kardeşlerimizle yiyip içerek muhabbetlerimizi tazelediğimiz anlardır. Gerek hazırlayan, gerekse hazırlanan kişiyi mutlu eden bu vazgeçilmez ikramların baş tacı, şüphesiz kurban etleridir. “Şifâ olsun” niyetiyle oturduğumuz bu sofralarda, yemenin ölçüsünü kaçırmamak pek mümkün değildir.

Zamanımızın beslenme biliminde, ağır bir öğün sonrasında kalp krizi geçirme riskinin artacağı, çok bilinen bir gerçektir. Şekerli gıdaların ve etin çok tüketildiği bu günlerde, kalp-damar hastaları, diyabet, hipertansiyon, mide rahatsızlıkları ve kilo problemi olanlar, beslenmelerine bilhassa dikkat etmelidirler.

Etler, genel olarak sindirimi zor gıdalr olmakla birlikte, yeni kesilmiş hayvanların etlerinin sindirimi daha da güçtür. Çünkü yeni kesilen hayvan etindeki sertlik (rigor mortis), pişirmede bile zorluk çıkarır. Bu yüzden kurban etlerinin hemen değil, buzdolabında bir gün kadar bekletildikten sonra pişirilmesi daha doğrudur.

Yetişkin bir kişi için günlük et ihtiyacı, 90-120 gramdır. Bu da üç-dört köfte büyüklüğü kırmızı ete tekâbül eder. Kurban bayramında gelenek hâline gelen kavurmalar, hele bir de kuyruk yağı ya da tereyağı katılıyorsa, büyük tehlike oluşturmaktadır.

Kurban etinin aşırı derecede kullanılması, gaz birikimine sebep olur. Öyle ki, gaz sancısıyla gerilen mide, kalp ve göğsü sıkıştıracağı için sol göğüs ağrıları ve kalp ritim bozukluklarına rastlanır. Yine kimileri, çok et yedikten sonra hazım problemi yaşayınca, midelerini soda içerek rahatlatacaklarını düşünürler. Soda ve maden suyunun hazmı kolaylaştırıcı tesirleri vardır. Ne var ki, soda ile maden suyu arasındaki fark iyi bilinmelidir. Maden suyu mineraller açısından zengin olduğu için sodaya nazaran daha iyi bir içecektir. Bilhassa kalp ve tansiyon hastaları, soda yerine maden suyu içmelidir. Sodanın, mineral ve tuz içeriğinin zenginliği sebebiyle tansiyonu yükseltme riski olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca soda, gazlı bir içecek olduğundan geğirmeye sebep olur.

Sağlıksız pişirme teknikleri (kızartma gibi) ile pişirilen ve sık yenen kırmızı et, fertlerde kolon ve mide kanseri oluşturabilir. Hatta kas yağlarında ve ürik asit oranında artış olabilir. Bu yüzden haftada en çok iki defa kırmızı et yenmelidir. Pişirme içinse ızgara, haşlama ve fırınlama en iyi usullerdir.

 

Bayramda yeme-içme konusunda şunlara dikkat edilmelidir:

1- Güne uygun bir kahvaltı ile başlanmalıdır.

2- Kavurma ve kızartma gibi yağlı etlerden biraz uzak durmaya çalışılmalıdır.

3- Etleri, mutlaka az miktarda tahıllarla (bulgur, esmer pirinç, ekmek) gibi gıdalarla birlikte tüketmelidir.

4- Yine etleri, sebze grubu yiyeceklerle birlikte tüketmelidir. Bilhassa C vitamini bakımından zengin, yeşil yapraklı sebzeler birinci tercih olmalıdır. Bol limonlu bir çoban salatası iyi bir tercihtir. Çünkü C vitamini, ette bulunan demirin vücut tarafından emilimini artıracağından etteki demirden daha çok yararlanılmasını sağlar.

5- Yine etlerle birlikte asitli ve gazlı içecekler yerine yoğurt, ayran ve cacık iyi bir tercihtir.

6- Kebap, kuzu şiş ve pirzola türü gibi etleri yavaş ve düşük ısıda pişirmeli ve taze nane, maydanoz gibi yeşil yapraklı sebzelerle birlikte tüketmeye gayret etmelidir.

7- Kurbanlık hayvanların sakatat etlerinin, kolesterol ve yağ oranı çok olduğundan, az miktarda yenilmesine, hattâ kalp damar hastalarına hiç yedirilmemesine özen gösterilmelidir.

8- Bilhassa şekerleme ve tatlılardan aşırıya kaçmadan alınmalıdır.

9- Hatta bunlara alternatif olarak misafirlerimize kuru meyveler, ceviz, fındık gibi kuru yemişler ikram edilebilir.

10- Günde 8-10 bardak kadar su içilmelidir.

PAYLAŞ:                

Nejla Bas

Nejla Bas

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle