Elveda Anneciğim!..

2 Mart: Hayatım bugün başladı. Varlığımdan henüz annemin ve babamın haberi yok. Gözle görülmeyecek kadar küçüğüm. Ama ne fark eder? Varım ve canlıyım… Cinsiyetim bile tayin edildi. Bir kız çocuğu olacağım. Deniz mavisi gözlerim, altın sarısı saçlarım olacak...

16 Mart: Ağzım ortaya çıkmaya başladı. Bir müddet sonra güleceğim. İlk sözüm “anne” olacak, biliyor musun Anneciğim?.. Kim demiş bana “henüz canlı değildir” diye! 

25 Mart: Bugün ilk defa kalbim atmaya başladı… Ne kadar sevindim. Ben bu kalbi inanç ve sevgi ile dolduracağım. Anneciğim, çok önemli günlerdeyim… Sakın röntgen çektirme, kızamık, kızamıkçık, grip bile olma, lüzumsuz ilaç kullanma… Ne olur dikkat et anneciğim, sakın hormon ilaçları da alma… Bol bol süt iç… Sigara içme… Bilmem ki, bunları sana nasıl duyurabilsem?...

1 Nisan: Her gün biraz daha büyüyorum. Yüzüm ve bacaklarım şekillenmeye başladı. Bu bacaklarımla anneme koşacağım, babama kollarımı açıp sarılacağım. Fakat bunlar için daha epey zaman lâzım…

11 Nisan: Bugün ellerimde ufacık parmaklarım teşekkül etmeye başladı. Onların küçüklüğü beni bile şaşırtıyor, ama o kadar hoşuma gidiyor ki… Beni yaratan her şeyimi en inceliğine kadar düşünüyor, beni oya gibi işliyor. İlerde parmaklarım büyüyecek. Anneciğim, senin saçlarını okşayacağım, sana çiçek toplayacağım, babamın elinden tutacağım, kalem alıp yazı yazacağım, kitap sayfaları çevireceğim.

19 Nisan: Bugün annem benim varlığımdan haberdâr oldu. Ne kadar seviniyorsun değil mi anneciğim? Dünyâlar senin oldu âdetâ… Beni kollarının arasına alacağın günü düşünebiliyor musun?...

21 Nisan: Annem ve babam benim kız olduğumdan habersiz, belki oğlan bekliyorlar. Ben onlara sürpriz yapmak istiyorum. Bana güzel bir isim koysanız… Biliyorsunuz, İslâmiyet’te çocuğun ismi çok önemlidir. Büyüyünce güzel bir isimle çağrılmak isterim.

9 Mayıs: Yüzüm tam olarak şekillendi. Anneciğim tıpkı sana benziyorum, biliyor musun?..

12 Mayıs: Artık etrâfımı görebiliyorum, fakat çevrem çok karanlık. Anne... Anneciğim… Seni hiç görmedim, bir görebilsem!.. Sana bir sarılabilsem!..

23 Mayıs: Anneciğim, kalbinin sesini duyabiliyorum, sen de benimkini... Sadece senin için çarpan yüreğimi hissediyor musun? Dünyaya gelmek, senin kollarında uyumak, yüzüne bakmak, sana kavuşmak istiyorum. Beni koklayacak mısın? Sen de beni aynı sevgi ile bekliyorsun değil mi?...

27 Mayıs: Ah… Anne, anneciğim, dayanılmaz bir acı… Parmağım koparıldı… Annem ciğerim parçalanıyor… Yüreğim yerinden sökülüyor…Anneciğim, senin için çarpan kalbimi bana bırak… Kâtiller… Kâtiller… Annem beni bugün öldürdü!.. Belki ben fâtihler yetiştiren bir anne olacaktım. Anne neyin katili olduğunu hiç düşündün mü? 

Bu dünyaya gelmeden kürtajla hayatına son verilen bir bebeğin dramı... Bir hakîkatin, klasik “embriyoloji” kitaplarına uygun ifadesidir.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle