Anne Sütü 4

Beslenme konusu, hâmilelikte olduğu gibi emzirme döneminde de çok önemlidir. Anne rahminde, göbek kordonu ile besin ihtiyacı karşılanan bebek, dünyaya geldikten sonra da mûcize gıdası olan annesinin sütü ile beslenip büyümeye ve gelişmeye devam edecektir. Özellikle ilk 6 ay, sadece anne sütü ile beslenme çok mühim olduğundan, annenin de emzirirken beslenmesine dikkat etmesi gerekmektedir. Her şeyden önce anneler şunu hiçbir zaman unutmamalıdırlar ki; sütün gelmesinde ve devamında en önemli faktör, bebeğin emzirilmesidir. Bebek emdikçe sütün yapımı sürer ve süt gelmeye devam eder. Aynı şekilde sütten kesme döneminde de annelerin yaptıkları iş; bebeği bir müddet emzirmemektir. Bunun sonucunda göğüslerde süt yapımı giderek azalıp kaybolmaktadır.

Annelerin, bebeği emzirirken en çok yapmaları gereken şey, bebeği emzirmeyi gerçekten istemektir. Özgüven, bebeğini muhabbet ve şefkatle düşünme, bebeği ile ten teması kurma, göğüslerden sütün akmasını olumlu yönde etkilerken; acı, stres, endişe, korku ve şüpheler menfi şekilde etkilemektedir. Meselâ “senin sütün bebeğe yaramıyor, sütün tatlı değil, bebeğini emziremiyorsun, bu çocuk aç, mama ver de uyusun, bak komşunun bebeği tosun gibi v.s.” gibi eleştirilere mâruz bırakıldığında bunlarla baş edemeyen anne, strese kapılmakta ve bu üzüntüler, süt yapımını ve akmasını engellemektedir. Anneler, özellikle emzirme döneminde desteklenmeli, yerli-yersiz konuşmalarla canları sıkılmamalıdır. Fırsat buldukça istirahat etmeli, bebek uyurken o da uyuyarak çok uykusuz kalmamalıdır. Bebeğini emzirme konusunda psikolojik olarak tam desteklenmiş ve istekli bir anne, beslenme konusunda zaman zaman zayıf kalsa da başarılı bir emzirme dönemi gerçekleştirebilmektedir.

Emziren bir annenin aldığı enerjinin yaklaşık olarak % 80’i süt enerjisine dönüşmektedir. Günde 800 ml süt veren sağlıklı bir annenin diyetine 750 kkal ek yapmak gerekmektedir. Bunun 2/3’i (üçte ikisi) annenin yediklerinden, 1/3’i (üçte biri) de hâmilelikte kazanılan depolardan sağlanmaktadır. Yani hâmilelikte dengeli ve kaliteli beslenen bir anne, bunun faydasını emzirirken de görecektir.

Emziren bir anne, özellikle yeterince sıvı alımına, protein, kalsiyum, demir ve vitamin yönünden zengin beslenmeye dikkat etmelidir. Proteinin kaynağı, sadece bitkisel olmamalıdır. Annenin günlük diyetine; bir adet yumurta veya 1-2 bardak süt eklendiğinde günlük protein desteği sağlanmış olmaktadır.

Kansızlık, emzirme döneminde de önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Diyetle yeteri kadar demir alınamadığı takdirde bu desteğin günlük tabletlerle yapılması gerekmektedir. Kalsiyum ihtiyacı, emzirirken artmaktadır. Kemiklerin zayıflamaması için bu ihtiyacın karşılanması gerekmektedir. Bu sebeple diyete 1 su bardağı süt, 1 su bardağı yoğurt, 1 kibrit kutusu kadar peynir eklenmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler, mevsimine uygun taze meyveler, vitamin ihtiyacına cevap vereceğinden vitamin tabletleri kendi kendine ve gelişigüzel alınmamalı, tıbbî gözetim altında kullanılmalıdır.

Emzirirken alınması gereken sıvı miktarı, yaklaşık 3.000 ml olmalıdır. Yani emziren bir anne, günde12 su bardağı su, süt, komposto, ayran, limonata veya meyve suyu içmelidir. Çay ya da kahve gibi kafeinli içecekler, süt yapımını olumsuz etkileyip sıvı kaybını arttırdığından tercih edilmemelidir. Emzirme döneminde zayıflama diyetleri yapılmamalıdır.

Emziren bir anne için örnek bir menü, şu şekilde olabilir:

Kahvaltıda; 1 su bardağı süt, 1 yumurta, 5 adet zeytin, 1-2 dilim ekmek, 1 yemek kaşığı pekmez,1 adet meyve; ara öğünde 1 adet havuç veya domates;

 Öğlen yemeğinde; etli sebze yemeği, pilav, 1 bardak ayran, 1 dilim ekmek, salata; ara öğünde 1 kibrit kutusu peynir, ekmek, domates;

Akşam yemeğinde; tarhana çorbası, balık veya tavuk, yoğurt ya da sütlü tatlılar, sebze yemeği, salata, meyve;

Yatarken; 1 bardak süt ya da yoğurt.

 

Zararlı alışkanlıkların bebeğe ve emzirmeye olan tesirleri nelerdir?

Bebeğini emziren anneler, sigara, alkol, aşırı çay ve kahve tüketiminden uzak durmalıdırlar. Özellikle sigara ve alkol, anne-baba olmadan önce bırakılması gereken zararlı alışkanlıklardandır. Hâmilelikte sigara ve alkolün zararlarından daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik.

Bu alışkanlıklar, erken doğum, düşük tehlikesi, düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dünyaya gelmesi, ölü doğum risklerini arttırmaktadır. Sigara, anne sütünü azaltmakta, anne sütüne geçen zararlı maddeler, bebeğe de zarar vermektedir. Nikotin, katran, karbon monoksit (soba zehirlenmelerinde solunan gaz), sigaradaki en tehlikeli maddelerdir. Bunlar, bebeğin minicik organlarına kat kat zarar vermektedir. Bebek sağlıklı olarak dünyaya gelmiş gibi görünse de; bu bebeklerde “ani ölüm sendromu” ya da “beşik ölümü”, sigara içmeyen annelerin çocuklarına göre 2-3 kat daha fazla görülmektedir.

Bu minik yavrularda, yarık damak ve yarık dudak görülme ihtimali artmıştır. Üst solunum yolu hastalıkları riski 8-9 kat, alt solunum yolu hastalıkları riski 15 kat, orta kulak iltihabı riski 3 kat artmıştır. Şayet evde anne-babadan başka sigara içenler varsa, bu takdirde alt solunum yolu hastalığı riski, 40 kat artmaktadır.

Sigarayı evde bebeğin bulunmadığı bir odada, veya balkonda içmek çözüm değildir. Zira kişinin giysilerine, derisine sinen nikotin ve diğer zararlı maddeler, yanında sigara içilmişçesine bebeğe zararlı olmaktadır. Amerika’da yapılan bir araştırmada, sigara içilen evlerin odalarında, hiç içilmeyen evlere göre nikotin ve diğer zararlı kimyasalların düzeyi 5-8 kat daha yüksek bulunmuştur. Bebeklerde yapılan idrar tahlillerinde ise, sigara ürünleri 8 kat fazla tespit edilmiştir. Dr. Sami Ulus Çocuk Hastahanesi’nde 6-7 aylık bebekler üzerinde yapılan bir çalışmada, bebeklerin % 60’ından fazlasının anne sütü yoluyla, pasif içici olarak, hem anne sütüyle, hem de pasif olarak sigaradan etkilendikleri tespit edilmiştir.

 Sigaranın zararlı etkileri, sadece enfeksiyon hastalıkları ile sınırlı kalmamakta, ilerde bu çocuklarda öğrenme, davranış ve dikkat bozuklukları gelişebilmektedir. Doğrusu bu zararlı alışkanlıklar, sadece içene değil, çevresine de zararlı olmaktadır. Hem dünyaya gelmeden, hem de doğduktan sonra mâsum bir bebek için son derece zararlı olan bu kötü alışkanlığı, anne-baba olmadan bırakmalıdır. Emziren annelerin de sigaradan ve sigara içenlerden uzak durmaları gerekmektedir.

PAYLAŞ:                

Betül Nefise İnal

Betül Nefise İnal

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle