Mektup Köşesi

ANA 

(Anneme ve tüm annelere ithâf ediyorum!..)

 Selâmun aleyküm. Nasılsınız efendim? Size bu mesajı yazan Azerbaycan Zaqatala Üniversitesi talebesi Nurlan Memmedzâde. Derginizi okuyoruz ve çok beğeniyoruz. Geçen sayınızda M. Ali Eşmeli abimizin yazdığı “Ana” isimli şiiri çok beğendik ve bizi öylesine etkiledi ki!... Ali Kerim’den de okumuştuk. Her ikisi de güzel. Hani edebiyatta bir yazar ya da şâirin ilginç bir yazısı çıkınca başka birisi de onu destekler mânâda cevap yazı yazar; biz de âcizâne bir yazı yazdık. Eğer münâsip görürseniz, yayınlamanızdan şeref duyarız. Bir de ricâm var. Eğer yazımız neşredilirse ve telif ücreti hak edersek, bu yazıdan gelecek parayı lütfen Pakistan’a yardım kampanyasına yatırın!.. Karınca kararınca!..

* * *

Ana...

Evlâdı etrafında, pervaneye dönen, kendini odlara (ateşlere) atan hassâsiyet âbidesi...

Havvâ vâlidemizle başlayıp, bâkire Meryem’de coşkuya dönen, ümmetin anaları Hazret-i Hatice ve Hazret-i Ayşelerle -radıyallâhu anhünne- zirveleşen, yüce ve pâk varlık!...

“Cennetin ayakları altına serildiği” eşsiz varlık!.. Cennet, uçları birbirine geçmiş sık bahçelikten oluştuğu ve bu hâliyle âdeta; “kolları arasındaki minik yavrusunu sımsıkı kucaklayan” bir anneye benzediği için midir bilinmez, “Cennet anaların ayakları altındadır!..” ifadesi kullanılmış hadîs-i şerîfte...

Şu bir gerçek ki, bu söz, “Cenneti onlara hizmetle kazanacağımızı” işâret ediyor, ama muhtemelen başka mânâları da vardır.

Belki de içindekilere “esenlik ve emniyet vad eden” Cennetin, bir anne hassasiyetine benzeyişidir, bu kelimeyi anasız büyüyen Rasûlûllah’a -sallallâhu aleyhi ve sellem- söyleten!.. Zîra anneler, evlâdına sevgi ve şefkatinden dolayı hayatını vakfederler. Daha sonradan ne kadar emniyette olursa olsun küçücük bir yavru, anne kucağındaki emîn ve tehlikesiz mekânı hiç bir yerde bulamaz. Hiç susmayan minik bir bebeğin, annesinin kucağında tesellî bulması bundan değil midir?

Her bir çocuğun, anne vücûdunda dünyaya gelmeden önce büyüyüp geliştiği mübârek mekânın, dilimizde “Rahim” diye isimlendirilmesi de, acaba Rabbimizin “er-Rahîm” sıfatının oraya yansıyan ve annelik şerefini taçlandıran bir tecellisini göstermez mi?

Şurası ilginçtir ki, Cenâb-ı Hakk’ın “er-Rahîm” sıfatı, sadece müminler için ve Cennette tecellî ederken; aslında hepimiz dünyaya gelmeden önce şu ilâhî tecellînin tezâhüründen bir nebze tadarak açarız gözlerimizi.... Buraya “Her doğan çocuk, İslâm fıtratı üzere doğar!..” hadîs-i şerîfini de eklersek, her şey kendiliğinden ortaya çıkmış olur.

Mahlûkât içinde öylesine müstesnâ bir şahsiyettir ki anne, hiçbir karşılık beklemeksizin evlâdına hizmet eder: Yemez yedirir, giymez giydirir, sabahlara dek uyumaz yavrusunu uyutur. En kötü evlâdını dahî uğurlarken gözleri dolar!.. Ne zaman duâ için Yaratan’a el açsa:

“-Ya Rabbi, evlâdım!..” der, Allah’tan analık hakkı için onu ister.

Bizde büyük bir kazayı zararsız-ziyânsız atlatan birine:

“-Annen namaz üsteymiş (üstündeymiş, namaz kılmaktaymış)!” denilmesi boşuna değildir. Bu fânî hayatta, kimse ömründen bir ânın boşuna geçmesini istemezken, onlar evlâdının güzel istikbâlini görmek uğruna, koskoca ömrünü tüketir, saçını ağartır.

Bir dönem kabîleler hâlinde yaşayan insanların kabîlelerini “anaerkil” diye adlandıracak şekilde “ana hakanlığı”na döndürmeleri; her hâlde anaya olan saygı ve ihtiramdan kaynaklanıyordu. Modern toplumlarda ise, evlilikten sonra vefâkâr bir anneyi insafsızca terk eden nankör evlatları hiçbir şekilde anlamak mümkün degil. Evlâdını bir müddet cisminde, uzun bir zaman kucağında, ölünceye kadar da kalbinin baş ucunda taşıyan annelere nasıl saygısızlık gösterilir aklım almıyor!.. Burada Necip Fâzıl’ın şu şiiri gelir aklıma:

“Sırma renginde pislik dünyanın süsü püsü

Bende tek azîz eşyâ annemin başörtüsü.”

Bu mısraları tekrar ederken bir şeyin daha farkına varıyorum. Nedense hep anne dendiğinde başörtüsü gelir aklımıza. Örtüsüz anneler dahî, örtüyle vasıflandırılır hep!.. Zira örtü saflık, ismet ve nâmus simgesi, annelerse bunların hepsinin tâ kendisidir!..

Belki biraz tuhaf gelecek, ama dense ki:

“-Dünyaya mahsûs, makbul bir duân var, ne istersen dile!..”

Hiç düşünmeden derim ki:

“-Analar Ölmesin!”

 

 

Nurlan Memmedzade

nmemmedzade@hotmail.com 

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle