Etiketlerin Dili Ne Söylüyor?

Hayatımızın devamı için ehemmiyet taşıyan gıda maddelerini satın alırken ya da saklarken gerekli itinayı gösteriyor muyuz? Gıdaların satın alınmasından, hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarına kadar besin değerini korumak için neler yapıyoruz? Aslında son yıllarda ülkemizde, aldığı ürüne ve onun saklama şartlarına daha çok dikkat eden ve bu sorulara cevap verebilen bir tüketici grubu oluştu. Fakat bu istenilen miktarda olmadığı gibi, gıda güvenliği noktasında da büyük eksiklikler bulunmaktadır.

Birçok kişi, herhangi bir gıda ürününü alırken genellikle fiyat ve son kullanma tarihine bakar; etiket bilgileri ve ürün muhteviyatına bakmaz. Hattâ bu konuda daha da duyarsız olup sadece fiyatına bakmakla yetinenler de yok değil. Bu da ya önemsememekten ya da “Ürün muhteviyatındaki bilgileri anlayamıyorum, bakmasam da olur.” düşüncesinden kaynaklanıyor.

Hâl böyle olunca üretim firmaları da, zaten kâr odaklı olan üretimlerini, daha da serbest ve kuralsız yapmaya devam ediyorlar. Ancak şuurlu bir tüketici toplumu oluşturarak birtakım olumsuzlukların önüne geçilebilir. Özellikle evin mutfağının ilk sorumlusu olan annelerin, etiket bilgilerini öğrenerek, doğru alışveriş yapmanın yolunu bilmeleri gerekir. Böylece yeni nesil de anneleri sayesinde daha şuurlu yetişir.

 

Etiket Nedir?

Bir gıda ürününün ambalajı üzerinde yer alan, satın alma sırasında alıcının sorularına anlaşılır ve pratik bir şekilde cevap veren, ürünü tanımlayan, değişik biçimlerde basılabilen bilgilerdir. Etiket bilgileri, bir bakıma doğru alışverişin ve sağlıklı beslenmenin haritasıdır. Etikette gıda değerleri, üretici firmaya ait bilgi ve üretim izinleri, içindekiler listesi, porsiyon miktarı gibi bilgiler yer alır. Bunlar arasında üretim izni, raf ömrü ve muhtevası hakkındaki bilgiler çok önemlidir. Çünkü gıdanın kanunlara uygunluğu ve güvenilirliği bunlara bağlıdır.

 

Gıda maddeleri etiketinde aşağıdaki bilgilerden biri eksikse o ürün alınmamalıdır.

  1. Gıda üretim izni: Gıda maddelerinin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan üretim izni almadan piyasaya arz edilmesi yasaktır. Hatta alınan üretim izninin etiket üzerinde tarihinin ve sayısının mutlaka yazılması gerekmektedir.
  2. HACCP gıda güvenlik belgesi: HACCP, gıda işletmelerinde, sağlıklı gıda üretimi için gerekli olan hijyen şartlarının (personel hijyeni, ekipman hijyeni, hammadde hijyeni, ortam hijyeni, vb.) belirlenerek bu şartların sağlanması, üretim ve servis aşamasında tüketici açısından sağlık riski oluşturabilecek sebeplerin belirlenmesi ve bunların ortadan kaldırılması temeline dayanan bir “ürün güvenilirliği sistemi”dir. HACCP, İngilizce “Hazard Analysis and Critical Control Point (Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)” ifadesinin kısaltmasıdır.
  3. Ürün ağırlığı (e) ya da hacmi: Etiket üzerindeki “e” sembolü, yasal olarak kabul edilmiş ürün hacmi ya da ağırlığını dile getiriyor. “e” işareti, E kodlu katkı maddeleri ile karıştırılmamalıdır.
  4. Ürünün son kullanma tarihi: Etikette mutlaka son kullanma tarihi bulunmalıdır. Bunun da süresi geçmiş olmamalıdır. Son kullanma tarihini geçen gıdaları tüketmek, sağlık için bir risktir.

Ayrıca ISO22000 belgesi taşıyan ürünler tercih edilmeli... ISO22000, HACCP belgesini de içinde barındırır ve üretim standartlarının dünya standartlarıyla aynı olduğunu gösterir. Yine diğer önemli bir husus da gıdaların etiketleri üzerinde yazılı olan muhafaza şartlarını taşıyıp taşımadığıdır. Meselâ 3-4 derecede buzdolabı şartlarında tutularak satışa sunulması gereken bir ürün, daha sıcak bir ortamda satışa arz ediliyorsa aslâ alınmamalıdır. Genellikle et ve süt ürünlerinde soğuk zincirin kırılmaması için alıcıların bu ürünleri en son almaları gerekmektedir. 

 

Gıda Etiketlerindeki Terimlerin Mânâları

Parti no: Aynı şartlar altında ve aynı zamanda üretilen, ambalaj, ambalaj büyüklüğü, sınıf, tip, çeşit ve boyu aynı olan ürünler veya ambalajlar topluluğudur.

Barkod: Bir ürünün elektronik cihazlar tarafından kolay bir şekilde tanınmasını sağlamak için geliştirilmiş özel şekillere denir. Barkodun numarası ve şekli, her ürüne göre değişir. Ayrıca her ülkenin farklı ön barkod numaraları vardır. Türkiye’nin ön numarası 869’dur. Yani barkod numarası 869 ile başlayan ürünler, Türkiye’de üretilmiştir.

Raf Ömrü: Gıda ürününün kalitesini koruduğu ve tüketicinin takdirini kazanmaya devam ettiği süreye denir. Raf ömrünün bitmesi için meyve suyunun bozulması gerekmemektedir. Renginin, tadının veya kokusunun tüketici tarafından beğenilmemesi yetmektedir.

Isıl İşlem: Bilindiği gibi yiyecekler tabiî ortamda bırakıldıktan bir müddet sonra fermente olarak ekşirler, fermantasyon (ekşime) bittikten belirli bir süre sonra da küflenirler. Isıl işlemler, meyve sularında bulunan ve fermantasyon işlemini yapan bütün enzimleri ve faydalı bakterileri (probiyotikler) tahrip etmektedir. Çünkü bu meyve suları, 95-105 °C’da 30-60 saniye ısıl işlemden geçirilir; ayrıca belli oranlarda basınç da uygulanır. Böylece meyve sularının ömrü uzar ve en az bir yıl ekşimeden kalabilir. Bu işlemler, B kompleksi vitaminlerini ve C vitaminini de önemli ölçüde tahrip eder.

Meyve Suyu: Türk Gıda Kodeksi’ne göre meyve oranı %100 meyveden oluşan içeceklere meyve suyu denir. Hatta üzerlerinde “saf”, “doğadan olduğu gibi” ya da “katkısız” gibi ibareler vardır. Ama her meyve suyuna mutlaka ısıl işlem uygulanır. Bu yüzden doğadan olduğu gibi şeklindeki ifadeler doğru değildir.

Meyve nektarı: Bazı meyvelerin suyu ya da püresi içime uygun değildir. Ya kıvamı koyu (kayısı, şeftali gibi) ya da tadı çok ekşidir (vişne, limon gibi). Bu tür meyvelerin belirli miktar su ile seyreltilmesi ve su ile bozulan tat dengesinin şeker vb. maddelerle yeniden kurulmasına nektar denir. Nektarların meyve oranları, yüzde 25 ile 99 arasında değişir.

Meyveli içecek: Bu içeceklerde ürün % 10-24 oranında meyve ihtiva eder.

Aromalı içecek: Ürünün muhtevasında sadece % 0 ile 9 arasında meyve bulunur.

Doğala özdeş aroma: Kimyasal yollarla sentezlenen ve kimyasal yapısı, doğal aroma maddeleri ile aynı olan maddelerdir.

Light: Yağı % 40 azaltılmış ürün ya da kalorisi %25 azaltılmış ürün mânâsına gelir. Ancak yağı azaltılmış ürün, mutlaka düşük kalorili olmak zorunda değildir. Meselâ 2-3 adet diyet bisküvinin kalorisi, bir dilim ekmeğin kalorisine eşittir.

Zenginleştirilmiş: Bir ürüne üretim aşamasında çeşitli gıda değerlerinin ilâve edilmesidir. C vitamini zenginleştirilmiş meyve suları, iyotlu tuz gibi ürünler zenginleştirilmiş ürünlerdir.

Azaltılmış: Bu besinler, kendine benzer ve normal üretilmiş besinlere göre yüzde 25 oranında daha az enerji, yağ veya kolesterol içerir.

Emülgatör: Bir gıda maddesinde, yağ ve su gibi iki veya daha fazla fazın homojen bir karışımını oluşturan veya sabit tutan maddelere verilen genel addır.

MSG (Mono sodyum glutamat): Lezzet artırıcı katkı maddesidir. İçeriğinde MSG bulunan ürünleri, kesinlikle tercih etmemek gerekir. Bu madde, böbrek ve karaciğer hasarı, alzheimer, parkinson, obezite gibi birçok hastalığa yol açabiliyor.

Sitrik asit (limon asidi): Çoğu meyvede ve özellikle portakal ve limon gibi sitrus (narenciye) meyvelerinde tabiî olarak bulunan bir bileşiktir. Fakat meyvelerden elde edilmesi pahalı olduğundan piyasada kimyasal yolla sentezlenenler tercih edilmektedir.

 Hidrojen yağ (trans yağ): Sıvı bitki yağlarının hidrojen bulunan bir ortamda ısıtılmasıyla katı yağa dönüşmesidir. Hidrojen yağ, kötü kolesterolü yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda iyi kolesterolü de düşürür. Eğer bu yağların bulunduğu bir ürün yenilecekse, en azından içindekiler listesinde bu yağların sonlarda yer aldığı ürünler tercih edilmelidir.

UHT: Besinde bulunan mikroorganizmaların yüksek ısıda öldürülmesidir (135-150 derecede 2-4 saniye). Bu tür ürünler oda sıcaklığında açılmadan 3 ay bekletilebilir. Ancak açıldıktan sonra buzdolabında saklanması gerekir.

Homojenize süt: Sütten yağın ayrılması sonucunda, sütün pütürsüz ve berrak bir yapıya sahip olmasıdır.

Pastörize: Süt ve yumurta gibi besinlerde vücuda zarar verebilecek bakterilerin, yüksek ısıda kısa süre (72 derecede 15 saniye) ısıtılıp hızla soğutularak yok edilmesidir.

Bütün bunlardan sonra, artık etiketleri okuyup anlayarak ürün tercih etmeli, etiket dilini anlamadığımız gıdalardan uzak durmaya çalışmalıyız.

 

Nejla Baş

EK-

 

 

 

Evde Yoğurt Hazırlama

Evde yoğurt yapımı için günlük pastörize süt kullanılabilir. Eğer yakın bir mandıradan çiğ süt alma imkânı varsa, bu sütü 7-10 dakika kepçeyle karıştırarak kaynatmak gerekir.

Mayalanacak kaba süt dökülerek, kapağı açık soğumaya bırakılır. Yaklaşık 39-40 dereceye kadar soğuyan süte, bir kiloya bir dolu tatlı kaşığı olmak üzere yoğurt katılıp birkaç defa karıştırılır. Kapağı kapatılarak üzeri kalınca bir örtüyle örtülür. 4-6 saat sonra kapağını açtığımızda katılaştığını gördüğümüz yoğurdu buzdolabına yerleştirebiliriz.

 

Evde Şekerli Krema (Krem Şanti) Yapımı

Malzemeler: 1 paket kaymak, 5 kaşık pudra şekeri

Hazırlanışı: Kaymağı oda sıcaklığında 20 dakika bekletelim. Ağzı geniş bir kapta kaymakla 5 kaşık pudra şekerini el mikseri ile çırpalım. Arzu ettiğiniz yerde kullanabilirsiniz.

* * *

Bu târifleri denediğinizde her türlü kremalı pastaları kendiniz yaparak, sevdiklerinizle beraber gönül rahatlığıyla yiyeceğinizi düşünüyorum. Zaman ayırıp zahmet vererek elde edilen her şeyin daha kıymetli olduğunu göreceksiniz. Öte yandan bu işe, başta doğru bir niyet için vakit ayırmanız da elbette Allâh’ın hoşnutluğunu kazandıracaktır.

PAYLAŞ:                

Nejla Bas

Nejla Bas

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle