Cezasız Çocuk Terbiyesi Olur Mu? (4)

Şefkat tokadı ceza mıdır?

Geçtiğimiz ayki yazımızda Allâh’ın “Rab” ismi ile insanları terbiye ettiğinden bahsetmiş ve O’nun insanları cezalandırmakta aceleci davranmadığının altını çizmiştik.

“Mademki O terbiye edicilikte de bizlere örnekler sergiliyor, işlediğimiz kabahat ve suçları yüzümüze vurmuyor ve rahmeti hep gadabının önüne geçiyor ise, o hâlde O’nun kulları olan bizlere ne oluyor da, suç işleyen çocuğumuza tahammülsüzlük gösteriyor ve affedicilik yanımızla değil de cezâ verici yanımızla çocuk terbiyesini yürütmeye çalışıyoruz?” diye sormuştuk.

Sonra da bu ayki yazımıza bir girizgâh olması açısından, Allâh’ın insanları kötü yoldan alıkoymak için sergilediği “şefkat tokadı”ndan bahsetmiş ve şefkat tokadının bir ceza olup olmadığını sorarak, bu sorunun cevabını bu sayımıza ertelemiştik...

 

“Şefkat tokadı” ve “pedagojik tik”

Allah bazen, yanlış yola sapan kullarını kendine getirmek ve gittiği yolun yanlış olduğunu hissettirmek için birtakım sıkıntılar yaşatır ki, o kul, durup düşünsün ve gittiği yolun yanlışlığını bizzat anlasın ve kendine gelsin!.. Allâh’ın, insanları doğru yola getirici bu tür uyarılarına İslâm literatüründe “şefkat tokadı” denmiştir...

Örneğin, eşini ve çocuklarını ihmal eden bir tüccarın birdenbire işlerinin bozulmasını hayra yoran hikmet ehli, “Doğrusunu Allah bilir.” diye başladıkları sözlerini, “Bu kişinin güzel giden ticaretinin bozulmasının, Allâh’ın bu kişiye bir îkazı, bir şefkat tokadı olabilir. Çünkü bu kişi, dünya adına çocuklarını ve eşini çok ihmal ediyordu. Allah onu yeniden çocuklarına döndürmek için işini elinden almış olabilir...” diye tamamlayabilirler.

İşte hikmet ehline böylesi bir hâdiseye, böylesi bir “yorum” yaptıran şey, İslam literatüründeki “şefkat tokadı” anlayışıdır.

Ancak, biz şefkat tokadını çocuk terbiyesi açısından ele almadan önce, pedagoji biliminde bahsi geçen bir başka terimden bahsedeceğiz; “Pedagojik tik”...

 

Pedagojik Tik Nedir?

“Pedagojik tik”, çocuğun sergilediği bir anormal davranış karşısında, anne-babanın ânî bir refleks ile “çocuğun davranışına” tepki vermesidir.

Gösterilen bu tepki, bazen yüksek sesle bağırma, bazen çocuğa vurma, bazen de çocuğun canının yanmasına kadar uzayabilir.

Bir örnek vermek gerekirse eğer; sıcak bir sobaya elini uzatan çocuğa annesinin; “Aman oğlum/kızım elin yanacak!” diye bağırıp, çocuğun eline vurması bir “pedagojik tik”tir.

Annenin burada çocuğun eline vurmasındaki maksadı, çocuğunun canını yakmak değil, aksine biraz sonra eli yanacak olan çocuğu daha büyük bir tehlikeden korumaktır.

Her ne kadar dışarıdan bakan kişi, bu annenin çocuğunun eline vurduğunu ve çocuğunun canını yaktığını söylese ve hatta çocuk eline vurulmuş olmanın acısı ile ağlasa da, bu anneye hiç kimse; “Çocuğuna neden haksızlık yaptın?” diyemez.

 

 “Pedagojik Tik” Cezâ mıdır?

Çocuğunun elinin kızgın sobada yanmak üzere olduğunu gören bir annenin, çocuğunun eline vurup onu ateşten kurtarmasına pedagoji bilimi, annenin çocuğuna şiddet uyguladığı şeklinde bir yorumda bulunmaz. Böylesi bir annenin durumuna; “Bu anne çocuğuna pedagojik bir tik uygulamıştır.” der.

Pedagojik tik, her ne kadar çocuğa bağırma, vurma ve can yakma şeklinde görülse ve içeriğinde her ne kadar şiddet unsurları barındırıyor gibi algılansa da, “pedagojik tik’e çocuğa yönelik bir şiddettir.” denilemez.

Pedagojik tik’e muhatap olan çocuk da, kendisine ceza verildiğini söyleyemez. Zîrâ yukarıdaki örneğe bakacak olursak, annesi, çocuğunu ateşten koruma için eline vurmamış olsa, çocuğun eli sobada yanacaktır.

Annelik şefkati, çocuğun düşeceği bu acıdan kurtarmak için bir refleks hâlinde çocuğun eline vurmayı gerektirmiştir.

Bu açıdan bakıldığında görülmektedir ki, pedagojik tik, (içerisinde şiddet unsuru barındırıyormuş gibi görülse de) bir şefkat davranışıdır.

Kendi çocuğuna pedagojik tik uygulayan anne-babanın niyeti, “çocuğa acı vermek” ve verilen “o acı ile çocuğu terbiye etmek” değildir.

“Pedagojik tik”te “niyet”, çocuğu, düşmek üzere olduğu tehlikeden bir şefkat refleksi ile uzaklaştırmaktır.

Hâlbuki cezalarda ve özellikle, “şiddet içeren cezalar”da, “niyet”, cezalandırılan kişiye, psikolojik, duygusal veya fiziksel baskı oluşturmak, acı vermek ve o acının tesiri ile kişiyi sergilediği kötü davranışından uzaklaştırmak hedeflenmektedir.

Bu izahlardan da çok rahat anlaşılacağı üzere, “Pedagojik tik”te şefkat, cezada “şiddet” vardır.

İşte şimdi tam da bu noktada, “şefkat tokadı”na yeniden dönmekte fayda var.

İnsan, bazen hatayla ya da kasıt ile doğru yoldan uzaklaşabilir, kendisinden beklenilen davranışın aksinde hareket edebilir. Yasak ve haram sınırların kenarında gezinebilir. Kendisinin az sonra düşeceği tehlikeyi fark etmeden, yok oluşa doğru adım atmış olabilir… İşte bu sırada insan, Allâh’ın merhametinin bir yansıması olarak bir “îkaz”, bir “uyarı” ile karşılaşabilir.

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, iş hayatına dalarak âilesini ihmal etmiş bir tüccarın işlerinin bir anda bozulması, her ne kadar tüccar için acı olsa da, eğer tüccar, bu hâdisenin başına gelişini birazcık durup düşünebilirse, sonuç itibariyle bu hâdiseyi, âilesi ve çocuklarına tekrar dönüşün “bir dönüm noktası” olarak değerlendirebilir.

Bu uyarının, her ne kadar dışarıdan can yakıcı ve üzücü gibi görülse de sonucu itibariyle “şefkat” içerdiğinde şüphe yoktur.

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, anne, ateşe elini uzatan bir çocuğun elinin yanmasına engel olmak için çocuğun eline vurması, her ne kadar dışarıdan şiddet içeriyor gibi görülse de, sonucu itibariyle annenin bu davranışında, çocuğunu ateşin acısından korumak için şefkat içerdiğinden şüphe edilmez.

İşte bunun gibi, Allah, insanı ateşin azabından korumak için, onları düşmek üzere olduğu hatalardan uzaklaştırma adına, sarsabilir, canını yakabilir. Bu sarsılmalar ve can yanmalara, Allâh’ın insanı cezalandırması olarak değil, Allâh’ın insana olan şefkatinin bir yansıması olarak bakmalıdır.

Gerek pedagojik tik’te ve gerekse şefkat tokadında bir noktanın altını çizmek çok önemlidir.

Yukarıda da izah edildiği gibi, “pedagojik tik” ve “şefkat tokadı”, “kişinin şahsına” yönelik bir saldırı değil, “o an yapılmakta olan davranışa olan tepki”dir.

Eli yanmakta olan çocuğun annesinin, çocuğun eline vurmasındaki maksad, çocuğun kişiliğine saldırmak için değil, ateşin yakıcı olduğundan dolayıdır. Çocuğun o an yanlış bir davranış içinde bulunduğu içindir, yoksa çocuk kötü olduğu için anne çocuğunun eline vurmuş değildir.

“Pedagojik tik”, “çocuk kötü” olduğundan dolayı değil, “davranış kötü” olduğundandır.

Şefkat tokadı da “insanın kötü” olmasından değil, yapılmakta olan “davranışın kötü” olmasındandır.

 

“Pedagojik tik” Ne Zaman Cezâya Dönüşür?

Yukarıdaki örnekte, eli sobada yanmak üzere olan çocuğun annesinin tepkisi, çocuğun davranışına değil de çocuğun “kendisine”, çocuğun “şahsına” veya “kişiliğine” yönelecek olsa, artık buna “pedagojik tik” denemez.

Yani elini ateşe doğru uzatan çocuğun annesi çocuğuna; “Bıktım artık senden, kaç kere söyleyeceğim sana orada elin yanar.” diyerek çocuğun eline vursa, annenin bu davranışı “şiddet” veya “ceza” adını almaktadır...

Çünkü annenin hedefinde artık çocuğun “davranışı” değil, çocuğun “kişiliği” ve “ben”liğine bir saldırı yatmaktadır. Annenin bu davranışı, artık “şefkat” noktasından çıkmış, “şiddet”e dönüşmüştür.

İşte bu hassas nokta, “pedagojik tik” ve “ceza” arasındaki farkı ortaya çıkartmaktadır.

Dışarıdan baktığımızda, her iki anne de eli yanan çocuğunu, ateşten kurtarmak için çocuğunun eline vuruyor olsa da, pedagojik açıdan bu iki annenin durumları birbirinden farklıdır.

 

Davranış Analizinde “Niyet” Farklılığı; Şefkat-Şiddet Dengesi

Tıpkı “Ameller niyetlere göredir.” (Buhârî, İmân, 41; Müslim, İmâret, 155) hadîs-i şerîfinde olduğu gibi, pedagoji bilimi de davranışları analiz ederken, niyetlere ve düşüncelere çok önem verir.

Hiçbir psikolog veya pedagog, sergilenen bir davranışı analiz ederken niyetleri sorgulamadan doğruya ulaşamaz. Sadece olaya bakarak perde arkasındaki niyetleri ihmal etmek, varılacak sonucun da yanlış olma ihtimalini beraberinde getirir.

Davranışlardaki niyet farklılığının, şefkati nasıl şiddete dönüştürdüğünü, anne-babanın bazen “şefkat” bahanesi ile çocuklarına nasıl “şiddet” uyguladığını, önümüzdeki ay detaylıca

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle