Su-2

Suyu Ne Zaman İçmeliyiz?

Aslında istediğimiz her an diye cevaplandırılabilir bu soru. Fakat yemekten hemen önce ve sonra içmemelidir. En iyisi, yemek aralarında yudum yudum, ya da yemeklerden bir saat kadar sonra içmektir. Sabahları aç karına oda sıcaklığında bir bardak su içmek, vücudu toksinlerden temizler. Yine yatmadan önce bir bardak su içme alışkanlığı edinmek de uygundur.

Suyun yudumlarla, sünnete uygun olarak üç yudum hâlinde içilmesi en sağlıklısıdır. Bir nefeste içilen suyun oniki parmak bağırsağında ve midede hastalık oluşturma riski vardır.  Çünkü yudumlanarak içilen sudaki bazı zararlı mikro organizmalar, yutak ve boğazdan geçerken, salgılar sonucu zararsız hâle gelerek mide ve bağırsaklara inmektedir.

 

Su Kilo Verdirir mi, Aldırır mı?

Bu soruya günümüzde çok sık rastlıyoruz. Su, kilo verdirmez, zayıflatmaz; ancak kilo yönetimini kolaylaştırır. Eğer düzenli su içilirse, acıkma riski azalır. Diyetlerde düzenli aralıklarla su içmenin metabolizmayı hızlandırdığı bir gerçektir. Fakat aşırı su içmekle de vücut suyu atmakta zorlanır ve ödemlere sebep olabilir.

Ayrıca ekzersiz yapanların, egzersiz öncesi ve sonrası su içmeleri en sağlıklı yoldur. Hatta sporcu içecekleri yerine mineral yönünden zengin suları tercih etmek daha doğrudur. Egzersizler uzun sürüyorsa, yarım saatlik molalarda su içmek, kısa sürüyorsa da egzersiz bittikten 20-25 dk sonra su içmek en uygunudur. Çok güç sarfedilen işlerden sonra mesela maden ocaklarında çalışanların, boksörlerin çok susadıkları anda birden bol bol su içmeleri çok sakıncalıdır. Özellikle boks maçlarında sporcuların arada bir ağızlarını çalkalayarak yetinmeleri bu yüzdendir.

 

Yeterli Su İçtiğimizi Nasıl Anlarız?

Günlük su ihtiyacımız yaş, cinsiyet, ağırlık, iş ortamı… vs. faktörlere göre değişir. Bir yetişkinin günlük harcadığı her bir kalorilik enerji için 1.5 mililitre su gerekir. Bu, günde normal 2.000 kalori harcayan bir kişi için 8-12 bardak kadardır. Bu sıvı alımını asitli içecekler, çay ve kahve gibi maddelerle birlikte yapacağımızı düşünmemeliyiz. Çünkü bu içecekler, kafein içerdikleri için daha çok idrar söktüreceklerinden su kaybına neden olurlar. Meyve suları ise, fazla kalori içerdiklerinden, sıfır kalori içeren sudan daha kıymetli değildir.

Gereği kadar su tükettiğimizin göstergesi, idrar miktarı ve rengine göre belli olur. Berrak renkte, bol miktardaki idrar, yeterli su içtiğimizi gösterir. Ayrıca ciltteki aşırı kurulukların da su yetersizliğinden olabileceği düşünülmektedir. Çünkü bir yetişkinin derisi % 50-60 oranında su ihtiva eder. Bu oran bebeklerde % 80’lere kadar çıkar. Su seviyesinin azalması durumunda ciltte zaman zaman kuruma ve pul pul dökülmeler meydana gelebilir. Oysa yeterli su bulunan deri, parlak ve ışıltılı bir görünüm sağlar.

Su ile ilgili söylenecekler elbette bunlardan ibâret değildir. O, hayatımızda öyle değerlidir ki, olmadığı zaman değeri daha iyi anlaşılır. Onun için İmam Şâbî suyu; “Olduğunda hiç kıymeti bilinmeyen, olmadığında ise ondan kıymetlisi bulunmayan” diye tarif eder.

“Küresel Isınma” denilen problemi, bugün tüm dünyamız yaşıyor. Bunun sonucu olarak ülkemizde ve dünyada ciddî su sıkıntısı baş göstermeye başladı bile… Galiba su nîmetine olan şükrümüzü tam yerine getiremedik. Yerine getirseydik, Rabbimiz eksiltmez artırırdı. O, “Şükrederseniz mutlaka artıracağım, fakat nankörlük ederseniz azabım çok şiddetlidir.” (İbrahim, 7) buyurmuyor mu?

Rabbimiz bize bu güzel nîmetin kıymetini bilmemizi ve şükrünü îfâ edebilmemizi nasip eylesin!

PAYLAŞ:                

Nejla Bas

Nejla Bas

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle