Düşünce

Büyüklere   Masallar  Ney’in  Firakı

Bir varmış, bir yokmuş. Bu dünya gerçeklerini çocuklar kadar iyi anlayan hiç kimse yokmuş. Masallar gerçekleri, gerçekler de masalları anlatınca; büyüklerin işi sayılmayacak kadar çokmuş. Uzak mı uzak bir yerde duru, masmavi bir gölde; adı yeşil, k


Kambur Ekmekçi

“Siz ancak zayıflarınızın duâ ve ihlâsı sâyesinde nusrete (zafere) nâil oluyorsunuz.” (Hadîs-i şerif)


İkindi Güneşi

Bir ikindi güneşi daha battı gitti…  «Vakit tamam.» dedi ölüm meleği… Ecel gelmişti, ne bir saniye ileri, ne bir saniye geri. Yaş, seksen iki… Ömür değirmeninden geçen saçlar, sakallar pamuk gibi; kaşlar, kirpikler kar beyazdı. Minicik bebekler, nu...


Garip Ama Gerçek

Allâh Teâlâ’nın mahlûkâtı içinde öyle hârikulâde hâller vardır ki; insan, canlıları yakından tanıdıkça hayretten hayrete düşer. İşte hayvanlar  âlemindeki çok fazla bilinmeyen bazı gerçekler:   Kirpiler suda batmaz. Fâreler kusamaz. Yılanlar du...


Evlerin Yeni Efendisi Televizyon

Televizyonla insanların önüne, özellikle de genç neslin önüne seçenekler konulur, modeller sıralanır. Her istediğini, her yerde rahatça yapabilen özgür (!), zengin ve rahat (!) gençler… İsraf edilen hayatlar, hoyratça kullanılan bir gençlik çağı… Bu...


Saliha Hanım Olmak Demek!..

Güzel kızım, unutma!.. Sâliha bir hanım olmak; incelik ister, fedâkarlık ister.  Gönlündeki deryâyı coşturup inciler devşirmek gerek. Sevmek gerek hanımlığı, anneliği…  Merhametli olmaya baş koymak, gönül tasınla bütün âleme serin, berrak bir yağm...


Gaflet

“Sizi boş yere (abes olarak) yarattığımızı ve sizin hakîkâten huzûrumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” (el-Mü’minûn, 115)


Önce Anne!..

Dinimiz, âilenin çekirdeği mesabesinde bulunan anne ve babaya saygı ve itâata büyük önem verir ve onların hukukuna çok dikkat edilmesini tavsiye eder. Bir taraftan “Cennet, annelerin ayakları altındadır.” hadîs-i şerîfiyle annelerin lâyık olduğu yüce...


Gülistân’dan İnciler Davul Bile Dengi Dengine

Bir papağanı bir karga ile aynı kafese koymuşlardı. Papağan, kargaya baktıkça üzülüyor ve şöyle diyordu: “–Bu ne iğrenç yüz, bu ne sevimsiz şekil, bu ne murdar görünüş, bu ne biçimsiz kılık. Hey uğursuz karga, keşke benimle senin aran doğu ile batı ...


Ateşten Lokma

Henüz altı yaşındaydım. Babamın bir akrabasının düğünü için annemle beraber köye gitmiştik. İki gün orada kaldık. Daha sonra eski köy minibüsüyle evimize gitmek için yola çıktık. Minibüsün içi çok kalabalıktı. Üstelik minibüs çok da eşya yüklüydü. He...