Bir Allah dostundan hâtıralar; Mûsâ Topbaş Efendi

Her dakikanın hesabı var!

Vefâtının üçüncü sene-i devriyesini idrâk ettiğimiz Mûsa Topbaş Efendi, manevî eğitimini gerçekleştiren Mahmud Sâmi Ramazanoğlu -kuddîse sirruh- hazretlerine ayrı bir muhabbet ve vefa göstermiştir. Bu sevgi ve bağlılık, o dereceye ulaşmıştır ki, pek çok hâl ve hareketi, manevî hocasına benzemiş, âdeta onunla aynîleşmiştir. Mesela, Mahmud Sami Efendi’nin zaman ve kul hakkı üzerindeki ihtimamları, Mûsa Efendi de müşâhade edilmiştir. Kendileri, her fırsatta zamanın ehemmiyetini vurgular, ve:

“–Her dakikanın hesabı var!” buyururlardı. 

Bu hususta, yemek yeme, istirahat, ziyaret ve çalışma vakitleri ve hatta misafirlerin geliş ve gidiş vakitleri hep intizamlıydı. Çevresindeki insanların da bu mevzûda dikkatli olmasını tenbih ederlerdi.

Musâ Efendi de, Mahmud Sami -kuddîse sirruh- gibi çoğu kere sükûtu ihtiyâr ederler ve zaruret mikdarı konuşmayı tercih ederlerdi. 

Bire yediyüz

Musa Topbaş Efendi, Allah’ın kendisine vermiş olduğu nimetlerden insanları da istifade etmeyi çok sever, her yaştan ve her seviyedeki insana hizmet ve ikramda bulunmaktan zevk alırdı. Tahdîs-i nimet, yani Allah’ın kendi üzerindeki nimet ve bereketini itiraf sadedinde, yakınlarına:

“–Elhamdülillah, Allah bize bire yedi yüzü gösterdi.” buyurmuşlardır. Bu sözleriyle, infak ettikçe, Allah’ın hazinelerinin de kendilerine açıldığını ve Allah’ın Kur’ân-ı Kerîm’de vâd ettiği ikrama nâil olduklarını îmâ etmişlerdi.

Kendileri cömert ve hayır sahibi olduğu kadar, akraba ve çocuklarının da bu rûhu kazanmasını temine çalışırlardı. Çocukların ellerine vermiş olduğu harçlıktan, fakirlere ve muhtaçlara da infak etmelerini teşvik eder, “veren el” olmanın yolunu öğretirdi. 

Gönlü kırıklarla birlikte olmak...

Güzel kıssalardan bahsederek bizleri ikaz ederlerdi. Bilhassa Peygamber Efendimizle Hazret-i Ebûbekir Efendimiz arasında geçen şu konuşmayı sık sık hatırlatır ve bütün mazlumların gönlünü almaya teşvik ederlerdi. 

Peygamber Efendimiz, Mescid-i Nebevîde namazın ardından ashâb-ı kirâma dönerek sorarlar: 

“–Bu gün içinizden kim cenazeyi teşyî etti?” 

“–Bu gün kim bir yetimin başını okşadı, onun gönlünü aldı?” 

“–Kim boynu bükük bir hastayı ziyaret etti de onu sevindirdi?” 

Her suâlin ardından, sadece Hazret-i Ebûbekir Sıddîk Efendimiz:

“–Ben, Ya Rasûlullah!” buyurdular. Bunun üzerine Peygamberler Sultanı, onun bu hâlini ashâb-ı kirâma örnek gösterdi ve onun gibi olmaya çalışmalarını istedi. 

Bütün varlıklar sevgiye muhtaçtır

Çevresindeki herkesle ayrı ayrı ilgilenir ve yanından ayrılanlar, “en çok kendisini sevdiği” düşüncesine kapılırdı. Ziyarete gelenleri eli boş çevirmez, daha önceden itinayla paketlediği muhtelif hediyelerle yola salardı. Onun bu sevgi ve ilgisinden bahçesindeki kedileri de nasiplenirdi. Bizzat elleriyle yiyeceklerini doğrar, her biriyle tek tek ilgilenirlerdi. Bir seferinde kedilerin bir kısmına yiyecek vermişler, bir kısmını da okşamışlardı. Okşanan kediler, sevinçlerinden akşama kadar bir şey yememişler; diğerleri de her hâllerinden üzüntülerini belli etmişlerdi. Bu hadiseyi bizlere naklettikten sonra, şöyle buyurmuşlardır:

İşte böyle bütün varlıklar sevgiye muhtaçtır!” 

Dünya ve âhiret dengesi

Mûsâ Efendi, mîzâç olarak îtinâlı, tertibli ve düzenliydi. Dünya hayatları da, iç dünyasının aksetmiş haliydi. Dünya işlerini dahî gelişigüzel yapılmasını istemezler ve:

Dünyası güzel olanın ahireti de güzel olur!” buyururlardı.

Aile hayatları da çok düzenli idi. Feride annemizle muhabbetli bir hayat yaşamışlardı. Her şeyi annemizle istişâre ederler, kendilerinin her hâli ile ilgilenirlerdi. 

Feride annemiz de tertibli, temiz, zeki bir hanımdı. Çevresine hep hayrı telkin ederler, İslâmî bir yaşantıdan taviz vermemeye çalışırlardı. Yakınları arasında âdil davranmaya çalışırlar ve hakikati söylemekten çekinmezlerdi. 

Cenâb-ı Hak’tan bu iki büyüğümüzün temiz ruhlarına rahmetler diliyoruz. Allah, âhirette, bizi de, sevdiği ve sevdirdiği bu kullarıyla birlikte haşr ve cem etsin. Âmin.

Bir Fatiha-i şerife, üç ihlas-ı şerif okuyalım.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle