Bir kara gecedeyiz hepimiz. Gönlümüzdeki
nurun farkına varmadan, zifiri karanlık geceleri yaşıyoruz. Hak'la
beraber olmanın huzurunu çoktan unutmuş gönüllerimiz. Penceremizden
dışarıya bakarken gözümüzün önündeki yaprağın müthiş yaradılışını
değil de geleceğimizin endişesini görüyoruz.
Âlem "Bir" diyor. Âlem uyanık. Âlem
zikrediyor. Beynimizdeki müthiş kargaşa mezara kadar sürerse vay
bize, yazıklar olsun bize!
Uyanıklık nedir ya, fark ediş nedir? Evvelâ
bedenlerimiz uyanık olacak. Âlemin zikir hâlinde olduğu geceleri
gafletle geçiriyoruz. Rab'den ilâhî muhabbet istemek yersiz bu
durumda. Gece kalkıp aşk-ı ilâhî ile feyz şebnemine tutulan kullar
varken senin gibi âcizi neylesin!
Öyleyse bir "Ah!" çek derinden. Niyet
et İslâm'a yeniden. Bir diriliş muştusu söyle gönlünden. Kıyâmetin
çok yakın. Ân kadar yakın.
Bu dünyadan ilâhî muhabbeti kendine celbetmeden
gidersen, o müthiş zevkten mahrum kalırsın yazık olur sana.
O sana çok yakın!.. Sen nerelerdesin?